|
 |
|
saat |
|
|
|
|
|
|
 |
|
akvaryum |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
AKVARYUMDA BIYOLOJIK DENGE
Akvaryumdaki balıklar, bitkiler ve mikro organizmalar, biribirleriyle biyolojik etkilesim içindedirler. Amaç akvaryum ekolojisi içinde biribirlerini tamamlayan bütün bu canlilari uyum içinde yasatabilmektir. Akvaryumdaki iki temel biyolojik dönüsüm zincirine bakmak, bu biyolojik etkilesim hakkinda bir fikir verecektir.
Azot zinciri
Biyolojik arinma : Basrolde bakteriler, yan rolde bitkiler Kum, filtre malzemesi, bitki yapraklari gibi yüzeylere yerlesen aerobik (oksijenle soluyan) ve anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteriler akvaryumdaki çesitli biyolojik dönüsümleri gerçeklestirirler. Bu dönüsümler sirasinda sudaki balık diskisi ve üresi, artik yemler, çürüyen bitki yapraklari gibi organik artiklar en küçük yapi taslarina kadar ayristirilirlar. Bu ayrisim ürünlerinin bir kismi bitkiler tarafindan besin maddesi olarak degerlendirilir (örnegin nitrat NO3 ), bir kismi gaz halinde havaya karisir (örnegin azot gazi N2 ), bir kismi da suda birikir. Düzenli su değişimleri nin en önemli yarari bu biriken maddelerin konsantrasyonlarinin belli sinirlarin altinda tutulmasidir.
Aerobik (oksijenli soluyan) ve anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteriler
Yeni kurulan bir akvaryumda ancak aerobik ve anaerobik bakteri gruplarinin uyumlu çalismalari sonucu zamanla biyolojik denge kurulur. Bu uyumu saglayabilmek için filtre malzemelerinin çogu hem aerobik hem de anaerobik bakteri kolonilerine uygun ortamlar saglayacak sekilde üretilir. Kumda ya da filtre malzemesi içinde su dolaşımı nin hizli oldugu bölgelerde yeterince oksijen bulunur ve buralarda anaerobik bakteriler (oksijensiz yasayan bakteriler) yerlesir. Su dolaşımınin yavas oldugu bölgelerde ise oksijen azligi nedeniyle daha çok anaerobik bakteriler kolonilesir.
Bir akvaryumdaki en temel biyolojik dönüsümlerden biri azot zinciri adi verilen azotlu bilesiklerin bakterilerce ayristirilmasi sürecidir.
Amonyum ve amonyak
Akvaryumda yasayan balık, bitki ve diger canlilarin organik artiklarinin parçalanmasi sonucu amonyum (NH4) ve amonyak (NH3) olusur. Amonyak amonyuma göre çok daha zehirlidir. Sudaki amonyak konsantrasyonu
0.1 mg/litre 'nin üzerine çikarsa akvaryum canlilari için tehlike çanlari çalmaya baslar. Suyun pH degeri yükseldikçe, yani su alkalilestikçe, ve sicaklik yükseldikçe amonyumun amonyaga göre orani yükselir. Yani, akvaryumda pH ve sicaklik yükseldikçe etkin bir biyolojik filtrasyon daha da önem kazanir.
Örnegin pH derecesinin yüksek oldugu (yaklasik 8.3) deniz akvaryumlarinda, bir de deniz canlilarinin tatli su balıklarına kiyasla amonyaga karsi daha hassas olduklari göz önüne alinirsa, amonyum/amonyak bilesiklerinin düsük konsantrasyonda tutulmasina daha da büyük özen göstermek gerekir.
Asagidaki tabelada pH ve sicaklik faktörlerine bagli olarak sudaki zehirli amonyagin, amonyum/amonyak toplamina göre yüzde (%) olarak payini görebilirsiniz.
% Amonyak / (Amonyum + Amonyak)
|
|
Sicaklik ° C
|
|
pH
|
22
|
24
|
26
|
28
|
|
7.8
|
2.8
|
3.2
|
3.6
|
4.0
|
|
8.0
|
4.3
|
5.0
|
5.6
|
6.2
|
|
8.2
|
6.7
|
7.7
|
8.5
|
9.3
|
|
8.4
|
10.2
|
11.6
|
12.9
|
14.0
|
Nitrit ve nitrat
Ikinci asamada aerobik nitrosomonas bakterileri amonyum ve amonyagi nitrite (NO2) dönüstürürler. Üçüncü asamada da yine oksijenli solunum yapan nitrobacter bakterileri nitriti nitrata (NO2) çevirirler. Fazla miktarlari balık sagligini ve gelisimini olumuz etkilemekle birlikte, nitrat, nitrite göre çok daha az zehirli bir bilesiktir. Ayrica nitrat birçok akvaryum bitkisi tarafindan besin maddesi olarak kullanilabilir.
Yüksek nitrat konsantrasyonu balıklarda bagışıklik sisteminin zayiflamasina ve büyümenin durmasina neden olabilir. Bu yüzden, özellikle genç balıkların yetistirildigi akvaryumlarda nitrat konsantrasyonunu düsük tutmak için bitki, etkin anaerobik biyolojik filtrasyon ve düzenli su değişimleri çok önemlidir.
Anaerobik filtrasyon derken: Bazi biyolojik filtre malzemelerinin hem aerobik (oksijenle soluyan) hem de anaerobik (oksijensiz soluyan) bakteri kolonilerini barindirabilme özellikleri vardir. Genelde filtre malzemeleri arasinda su dolaşımınin hizli oldugu oksijence zengin bölgelerde aerobik, su dolaşımınin yavas oldugu oksijence fakir oldugu bölgelerde ise anaerobik bakteriler kolonilesirler. Bu anaerobik bakteri guruplari nitrati da parçalayarak çogu uçup havaya karisan azot gazina dönüstürürler. Son yillarda su çikisinin özellikle çok yavas ayarlandigi bazi nitrat filtreleri piyasaya çikmistir.
Sudaki amonyak konsantrasyonu 0,1 mg/litre'yi asarsa balıklarda olumsuz etkileri görülmeye baslanir. Nitrit konsantrasyonu 0,5 mg/litre'nin üzerine çikarsa balıklar için zehirlidir. Nitrat ise 25 mg/litre'yi asmamalidir.
Tehlikeli üst sinirlar:
|
Amonyak
|
0.1 mg/litre
|
|
Nitrit
|
0.5 mg/litre
|
|
Nitrat
|
25 mg/litre
|
Akvaryum: Ekosistem
Biyolojik dengesi oturmus bir akvaryum, baligi, bitkisi, bakterileri ve diger mikrobik canlilariyla birlikte, unsurlari biribirleriyle uyum içinde çalisan tek bir organizma ya da ekosistem gibi düsünülebilir. Bu uyum bozulursa kötü sonuçlari sasilacak kadar çabuk görülür. Örnegin akvaryuma bilinçsizce atilan bir ilacin nitrobacter grubu bakterileri öldürdügünü, böylece nitriti nitrata dönüstüren dönüsüm zincirinin kirildigini varsayalim. Böyle bir durumda nitrit konsantrasyonu 6-12 saat içinde sifirdan balıklar için zehirli olacak düzeylere (0.5 mg/litre üzeri) çikabilir.
Biyolojik dengenin tam anlamiyla oturmasi zaman alir
Akvaryumda azot zincirinin disinda bir kismi hala bilimsel olarak açiklanmamis birçok biyolojik dönüsüm süreci yer alir. Bitki köklerinin de karistigi bu karmasik dönüsümlerin yer aldigi akvaryum kumunda dengelerin tam anlamiyla kurulmasi 6 ay ile 1 yil arasi bir zaman alabilir.
Nitrit konsantrasyonu; biyolojik dengenin bir göstergesi
Yeni kurulmus bir akvaryumda çok az sayida bakteri oldugu için biyolojik dönüsümler baslangiçta çok yavas olur. Özellikle dengenin henüz kurulmamis oldugu bu kritik devrede akvaryum testleriyle suyun amonyak, nitrit ve nitrat degerlerini ölçmek yerinde olacaktir. Biyolojik dönüsüm zincirinin kurulup kurulmadigini anlamak için ölçülebilecek pratik bir indikatör (gösterge) sudaki nitrit konsantrasyonudur. Yeni kurulmus bir akvaryumda ilk önce nitrit bir noktaya kadar artar, sonra nitriti nitrata dönüstüren nitrobacter bakterilerinin sayisi yeterli bir düzeye ulastigi zaman düsmeye baslar; bir süre sonra da hemen hemen sifira iner.
Kaynak: Tunç Ali Kütükçüoglu
Fotosentez
Bitkiler, günes enerjisinin yardimiyla birtakim inorganik bilesikler ve mineralleri ham madde olarak kullanip ihtiyaç duyduklarinda kendileri için enerji kaynagi görevini yapacak glikoz, üzüm sekeri gibi organik bilesikleri sentezlerler. Böylece günes enerjisini bu organik bilesikler içinde depolamis olurlar. Bu arada karbondioksitteki karbonu (C) kullanip suya oksijen verirler. Bitkilerin günes enerjisini kullanarak gerçeklestirdikleri bu biyolojik dönüsüme fotosentez (asimilasyon) denir.
Bitkiler fotosentezle solunumda kullandiklarindan daha çok oksijen üretirler
Gündüzleri (ya da ışık açik oldugu sürece) fotosentez yapan bitkiler, besin maddelerinde depolanmis enerjiyi açiga çikarabilmek için balıklar ve aerobik bakteriler gibi hem gece hem gündüz oksijenli solunum yaparlar. Solunumda fotosentezin tersine oksijen kullanilir ve karbondioksit açiga verilir. Normal sartlar altinda akvaryum bitkilerinin fotosentezle suya verdikleri oksijen, kullandiklarindan çok daha fazladir. Bu yüzden bitkiler akvaryumda önemli bir oksijen kaynagidirlar.
Geceleri balıkların çogu (nokturnal -gece aktif- türler hariç) uyur veya haraketsiz kalirlar ve daha az oksijen tüketirler. Bu yüzden bitkilerin geceleri oksijen üretmemeleri bir sakinca yaratmaz.
Bitkilerin besinlerini sentezleyebilmeleri için sudaki karbondioksite (CO2) ihtiyaçlari vardir
Bitkilerin yeterince hizli fotosentez yapabilmesi için gerekli besin maddeleri ve minerallerin yaninda suda yeterince karbondioksit de olmalidir. Sudaki karbondioksit konsantrasyonu düsükse fotosentez, dolayisiyla oksijen üretimi de yavas olacaktir. Bir akvaryumdaki en önemli dogal karbondioksit kaynaklari aerobik bakterilerin ve balıkların solunumlari sonucu açiga çikan karbondioksittir. Özellikle bitkilerinin iyi gelismesini isteyenler için gelistirilmis, suya karbondioksit veren sistemler gelistirilmistir.
Akvaryumdaki canlilar disinda ışık ve su dolaşımı, karbondioksit-oksijen dengesini etkileyen iki önemli fiziksel unsurdur:
ışığın etkisi:
Bitkilerin özellikle hizli büyüyen bazi türlerini yasatmak bir bakima balıklardan daha zordur. Çogu yetiskin balık, bir, hatta iki hafta açliga dayanabilir. Bitkiler ise ihtiyaç duyduklari çesitli besin maddeleri ve minerallerden herhangi birinin dahi eksikliginde hemen bozulup çürümeye baslarlar. ışık ne kadar güçlüyse fotosentez o kadar hizli olur; dolayisiyla sudaki besin maddeleri de o derece hizla tükenir. ışıklandirmasi çok güçlü akvaryumlara bu yüzden daha sik bitki gübresi ve hatta karbondioksit eklemek gerekir. Çünkü güçlü ışıklandirmali ve bol bitkili bir akvaryumda balık ve bakterilerin açiga çikarttiklari karbondioksit çogu zaman bitkiler için yeterli olmayacaktir. Daha dogal bir çözüm ise ışığı biraz daha zayif ayarlayip, balık ve bakterilerin karbondioksit üretimiyle bitkilerin tüketimi arasindaki dengeyi kurmaktir.
Akvaryumdaki su dolaşımı (sirkülasyon) hizinin etkisi
Oksijen akvaryuma iki yolla kazandirilir:
- Havadan suya difüzyon. (Bu difüzyon su yüzeyinin hareketiyle hizlanir.)
balıklara oksijen, bitkilere karbondioksit
balıkların saglikli yasamalari için suda yeterince oksijen olmalidir. Buna karsilik bitkiler de karbondioksite gereksinim duyarlar. Unutmayalim ki sudaki karbondioksit miktari fotosentez hizini, dolayisiyla oksijen üretim hizini etkiler.Akvaryumda fazla hizli su dolaşımı
Su çok hizli havalandirilir ya da filtre edilirse bitkiler için gerekli olan karbondioksit havaya uçar. Zamanla bozulup çürüyecek bitkilerin fotosentezi, bunun sonucu olarak da ve oksijen üretimi durur. Akvaryumda çok yavas su dolaşımı
Su dolaşımı çok yavassa sicaklik, oksijen ve çesitli besin maddeleri akvaryumun her kösesine esit dagilamayacaktir. Bu da hem balık hem de bitki sagligini olumsuz etkileyecektir. Dozaj sorunu gözünüzü korkutmasin!
Verilen bilgilerden anlasilacagi gibi, ışık siddeti kadar su dolaşımınin da dozunu ayarlayabilmek akvaryumun biyolojik dengesi için önem tasir. Yanliz bu ayrintilar gözünüzü korkutmasin. Uygun ışıklandirma ve filtrasyon çok hassas ayarlari gerektirmez. Biraz tecrübe, okuma ve gözlemle bu zorluklarin üstesinden gelebilirsiniz.
Akvaryumda uygun hizda su dolaşımı
Su uygun bir hizda filtre edilirse suda yeterli karbondioksit ve oksijen bulunacagindan hem bitkiler, hem de balıklar saglikla yasayabilecektir. Burada akvaryumdaki balık ve bitki miktarlarinin dengesi de önemlidir.

Akvaryum Kurulumu, Akvaryum Kurma
Pek çok durumda, süs balıkları nin çesitli türleri bir akvaryumda, tutulabilir. Bunu yaparken balıkların dogal ortamlarinda nasil yasadiklarini göz önüne almalisiniz. Hangi süs balıkları birbiriyle uyumludur, her biri için nasil su özellikleri gereklidir? Bir sonraki bölümde süs balıklarınizi dogru biçimde seçmeniz ve tatli su akvaryumlarinda bunlari bir su dünyasi olusturacak biçimde bir araya getirmeniz için bir kaç tavsiye vermektedir.
Tipki bizim dünyamiz gibi, su dünyasindaki her balik türünün kendi özel nitelikleri ve gereksinimleri vardir ve her zaman diger baliklarla uyumlu degillerdir. Ayrica farkli türlerin bölgesel davranislarini, sessizlik gereksinimlerini, uyku ve yiyecek aliskanliklarini göz önünde bulundurmak ve birbirleri ile uyumlu olan türleri bir arada bulundurmak da önemlidir.
Akvaryumunuz denendikten ve normal suyla (hic bir katki maddesi kullanilmadan) temizledikten sonra. Akvaryumunuzun bulunacagi odanin yeri kimseyi rahatsiz etmeyecek Günes almayacak gölgede duracak sekilde saglam bir yere yerlestirdikten sonra. Kuruluma baslayabiliriz.
Akvaryum Zemini:
Akvaryuma en fazla 2 cm kalinliginda olacak sekilde floredepot ( Akvaryum zemin gübresi ) doldurun ve bunu 5 cm kalinliginda yeni yikanmis ince taneli
akvaryum kumuyla örtün.

Ilk safhada, floredepot bitkilerin güçlü köklere ve yesil yapraklara sahip olabilmesi için ihtiyaç duyduklari besinleri saglar.
Zemin – kelimenin tam anlamiyla – balık ve bitkilerebasarili bir sekilde bakilabilmesi için gerekli temeli olusturur. Kirlerin ayrismasi için gerekli olan
bakterilerin yerlesebilmesi için çok elverisli bir ortam, ayrica bitkiler için destek saglar.
Bundan sonra "üst tabaka" olarak ince taneli (2 – 4 mm) çakil ya da 1.5 mm boyunda tanelere sahipolan dere kumuna ihtiyaç vardir. Eselemeyi seven zirhli
kedibaligi gibi balıklarin yaralanmasini önlemek için keskin kenarli çakildan (bazalt kirintisi ya da seramik kirintisi gibi) kaçinin.
Çakil koyu renkli olmali, asla parlak beyaz olmamalidir. Parlak renkli çakil balıklari rahatsiz eder ve strese neden olur. Ayrica süs balıklarinin muhtesem
renkleri koyu renkli çakil üzerinde daha canli görünür.
Çakili her zaman akvaryum malzemesi satan dükkanlardan satin alin ve asla yapi malzemesi satan dükkanlara ragbet etmeyin. Akvaryumcunuzdan alacaginiz çakilin akvaryum suyunu kirletmeyeceginden emin olabilirsiniz. Kullanmadan önce çakili musluk suyunun altina tutarak iyice temizleyin. floredepot gerekli besinleri, çok degerli hümik asitleri ve eser elementleri içerir ve kök salmanin ilk safhasinda (4 – 6 hafta) bitkilerin kuvvetli köklere ve koyu yesil yapraklara sahip olmalari için gerekli olan her seyi saglar. Tabi ki floredepot nitrat ve fosfat içermez.
floredepot'u bitkilerin ekilmesi için ayirdiginiz bosluga esit olarak dagitin.
Akvaryuma su koymak için öncelikle kumun karismasini önlemek üzere kumun üzerine düz bir tabak yerlestirin. Daha sonra tabagin üzerine akvaryumun 2/3'ü dolana kadar ilik su (24 – 26°C / 75 – 79°F) dökün. akvaryum termometresi ile sicakligi kolaylikla izleyebilirsiniz.
balıklarin gereksinimleri dogrultusunda hazirlanmadigi sürece, musluk suyu akvaryum için uygun degildir. Musluk suyunda bulunan klor ve diger dezenfektanlar, metal iyonlari ve çesitli tuzlar balıklara, bitkilere ve mikroorganizmalara zarar verebilir. Sudaki karbonat sertligi (KH) ve pH degeri en önemli temel su parametreleridir. Saticiniz beslemek istediginiz balıklar için hangi pH degerlerinin uygun oldugunu size söyleyecektir.
Karbonat sertligi pH degerini düzenler. Bu deger karma akvaryumlarda 5 ile 10°d KH arasinda olmalidir. Akvaryumda gerçeklesen biyolojik indirgeme süreçleri ve bitkilerin karbondioksit tüketimi nedeniyle olusan degisikliklerde tampon vazifesi görerek dengeler.
Karbonat sertligini öncelikle sera KH-Test kullanarak ölçün ve gerekli olmasi halinde kullanım talimatlarina uyarak KH-plus ile degeri artirin. Sonra pH-Test maddesi ya da elektronik sera pH metre kullanarak pH degerini belirleyin. Farkli balık türleri farkli pH degerleri gerektirir. Dogru pH degerini pH-plus ya da pH-minus ürününü kullanım talimatlarina uygun bir sekilde kullanarak kolay ve güvenli bir sekilde ayarlayabilirsiniz.
Musluk suyu klor ve diger dezenfektanlarin yani sira çözülmüs tuz ve zararli agir metal artiklari içermektedir. sera aqutan agir metalleri hizla ayristirir, suyu temizler ve çözülmüs tuz ile klorun etkilerini yok eder. sera aqutan içerdigi çok degerli B vitamini ve deri koruyucu kolloidleriyle balıklarin mukoza tabakasini korur.
sera morena, içerdigi dogal turba özü, eser elementler ve hümik asitler ile characin, barbus, kedibaligi ve Güney Amerika Çikliti gibi tropikal tatli su balıklari için ideal su hazirlama malzemesidir. sera morena istenmeyen bakteri, mantar ve alglerin ( Yosunlarin ) gelismesini önler.
Suyun nitrivec kullanilarak biyolojik olarak hazirlanmasi özellikle çok önemlidir. nitrivec, dogal bir mikro bitki örtüsü olusturan ve bir kaç saat içerisinde kirlilige neden olan yabanci maddeleri yok eden farkli temizleyici ve atik azaltici bakteri kültürleri içerir.
Filtre ve termometre takilir.Filitreden gelen akimin isitica vurmasini saglayiniz.Su dolasim yaptikca isinacak ve akvaryum isisi hep ayni kalacaktir.
Akvaryuma bitki dikimi
Sonra bitkilendirme yapilir.Bitkilerin kök uclari keskin bir makas ile kesilir.asagida gösterilen tabelada görüldügü gibi akvaryumunuza yerlestirilir.Bitkilerinizi yerlestirirken dikkat edeceginiz önemli bir konu ise,hizli büyüyen bitkileri akvaryumunuzun en arka tarafina,orta hizda büyüyen bitkileri ise akvaryumun orta kisimina,yavas büyüyen bitkileri ise akvaryumun ön tarafina yerlestiriniz.Dikkatle söylemekte yarar var(akvaryumunuzun en ön kismina bitki yerlestirmenizi tavsiye etmiyoruz.Cünkü; balıklarin ve cöpcü balıklarinin rahatca kumumla oynayacaklarini düsünmelisiniz, cöpcü balıklari temizlemeli balıklari izleyenlenler balıklari akvaryumun ön tarafindan rahatca görülmesini saglayiniz.balıklara akvaryumunuzun ön kisminda bir yer acmak,balıklarinizin rahatca yüzebilecekleri yerler acmak daha dogru olacaktir.
En sonunda akvaryumunuz kuruldu, dekore edildi ve bitkiler dikildi; filtre, isitma ve aydinlatma dogru sekilde çalisiyor.
Artik balıklarinizi akvaryuma birakabilirsiniz. Biyolojik parçalanmayi da ayni zamanda baslatabilirsiniz. Bir akvaryumdan digerine parametrelerin degismesi balık için travmatik olabilir; bu yüzden lütfen balıklarin akvaryuma birakilmasi hakkindaki tavsiyemizi göz önünde bulundurun. • Akvaryumu kenarindan 2 cm bosluk kalana kadar suyla doldurun. Sonra preparat (pH degeri 6.5 -7.5) ekleyin.
• sera aqutan ekledikten en erken bir saat sonra sera nitrivec ekleyin. Filtreyi çalistirin.
• Sonraki gün balıklarin %10'unu suya birakin (1. Gün).
• 10 gün boyunca her gün nitrivec (normal doz) ekleyin. Böylelikle filtre bakterilerinin faaliyete geçmesini çabuklastirmis olacaksiniz.
• 4. gün balıklarin %30'unu suya birakin. Alg yiyiciler (Yosun Yiyiciler) ve birkaç dipte yasayan balıkla baslayin.
• 5. ve 7. günlerde amonyum ve nitrit seviyelerini kontrol edin.
• 8. gün balıklarin diger %30'unu suya birakin.
• 10. günde amonyum ve nitrit seviyelerini kontrol edin.
• 11. gün balıklarin kalan %30'unu da suya birakin.
• Baslangiçta yem olarak küçük miktarlarda yaprak yem kullanin
Akvaryumda Bitki Yerlesimi
Hizli uzayan bitkileri Akvaryumun arka kisimina,Orta ölcekli uzayan bitkileri orta kisima,cok yavas büyüyen bitkileri ise ön kisima dikilir.balıklar icin rahat ön kisima bos bir yer birakmayi ihmal etmeyiniz.Dekoru istediginiz gibi yapiniz.Tatli su baligi oldugundan agac,ve taslarla dekorlar yaratabilirsiniz
pH (Suyun genel asitlik toplami)
PH nedir?
pH bir çözeltinin asitliğini ya da alkalinitesini derecelendirmeye yarayan ölçü birimidir. Kavram ilk kez 1909'da Danimarkalı kimyager Soren P. L. Sorensen ortaya atmıştır. İngilizce açılımı 'potential of hydrogen' veya 'power of hydrogen'dir ('hidrojenin potansiyeli' veya 'hidrojenin gücü'). Bu kısaltmada p eksi logaritmanın matematiksel sembolüdür, H ise hidrojen elementinin kimyasal gösterimidir. Elementlerin sembolleri her zaman büyük harfle başlayarak yazılır (Fe, O, N, Mn, Se...).
Kaynak: www.biltek.tubitak.gov.tr - Kimya Bölümü, 602. makale
Özden Hanoğlu
pH suyun asidik, bazik yada natürel olup olmadigini gösterir. 1 ile 14 arasinda değişen bir skalada 7 natürel, 7 nin alti asidik ve 7 nin üstü bazik yada alkalin olarak adlandirilir. Deprem ölçen Richter ölçegindeki gibi pH skalasinda log aritmiktir. Yani 5.5 lik bir pH değeri 6.5 lik bir pH değerinde 10 kere daha asidiktir. Bu sebeple pH değeriniçok azda olsa aniden değiştirmek suyun kimyasal özelliklerinde çok fazla farkliliklar yaratmak manasina gelebilir.
Akvaryum severler için pH'in iki özelliği önem tasir. Birincisi pH değerindeki ani ve hizli değişimler balıklar için son derece sakincalidir ve mutlaka önlenmelidir. pH değeri ni günde 0.3 birimden fazla değiştirmenin balıklar üzerinde olumsuz etkisi oldugu bilinmektedir. Bu sebeple akvaryumunuzun pH değerini mutlaka sabit tutmaya çalismaniz gerekmektedir. Ikincisi ise daha öncede bahsedildigi gibi beslemekte oldugunuz balıkların alisik olduklari pH değerini mutlaka bilmelisiniz.
Bir çok balık alisik olduklari pH degerlerinden daha yüksek yada daha düsük degerlere zamanla alisir. Eğer suyunuzun pH değeri 6.5 – 7.5 araliğinda ise oldukça fazla balık türünü problemsizce besleyebilirsiniz.
Akvaryumda balık bakimi içinkesinlikle bilinmesi zorunlu bir konudur.Unutulmamalidir ki her su ;su degildir! Balıkların su icinde yasayabilmeleri içinsuyun belli derecede genel asitlik oraninin beslediginiz baliğin yasama ortamina uygun olmasi gerekir.Akvaryumcudan aldigim balık iki gün sonra öldünün cevabi : % 70 pH dir.balık yasadigi su icinde belli derece asitlitlik gerektiren bir ortamda bulunmalidir.Her balık ayni asitlik derecesinde yasamaz.Örnegin canli doguranlar ailesinden olan ( Lepistes) Poecilia reticulata'nin pH si 6-8,5 arasinda olurken Orta Afrika Çiklitlerinde (Cichlidae) - Kirmizi Mücevher Çikliği (Hemichromis guttatus) PH 'si 6,5-7,5 dir.
Daha da anlasilir olursa... Cin Halk Cumhuriyeti deniz kiyisinda bulunan su genel asitlik derecesi, Amazon'da bulunan akarsularda ki su genel asitlik derecesi farlidir. Sizin cesme suyundaki suyun Ph dereceside cok farklidir.Suda ne kadar çok asitik madde varsa, pH değeri de o kadar düser.Akvaryumda hızlı Ph değişimlerı balıklarınızın hayatını tehlikeye atar.Peki ne yapmalıyız ki ph derecesi yasadıgımız balığın yasamını tehlikeye atmasın.Akvaryum Balıkları için özel akvaryum laboratuarı aliniz.En son cikan modelleri elektoniktir, biz elektronik ph ölcer makinasini tavsiye ederiz. Temiz, güvenilir ve cabuk. Tatlı su balıkları genelde 7 Ph derecesinde tutulurlarsa uzun yillar akvaryumunuzda yasayabilir. Dünyada bu Ph 7 değeri hemen hemen tüm Tatlı su balıkları için gecerlidir.
GH (Suyun genel sertliği)
Genel sertlik su içinde çözünmüs magnezyum ve kalsiyum iyonlarinin konsantrasyonlarina denir. Balıkların sert yada yumusak su sevdikleri söylendiginde bahsedilen dEğerGH değeridir (KH degil).
GH, KH ve pH su kimyasınin bermuda seytan üçgenini olustururlar. Hepsi farkli gibi gözükseler de birbirleriyle ilginç baglantilari oldugundan birini etkilemeden digerini değiştirmek mümkün olmamaktadir. Bu sebepledir ki akvaryum hobisine yeni baslayanlara çok gerekli olmadikça bu özelliklerle oynamamalari tavsiye edilir.
Su sertliği denen kavram asagida bahsedilen kavramlardan olusmaktadir. dH birimi “degree hardness” kelimesinin kisaltmasidir ve sertlik derecesi anlamina gelir, ppm birim “parts per million” kelimesinin kisaltmasidir ve bir milyon içinde bulunan parçaciklar yada kisimlar manasina gelir, mg/L değerine çok yakindir. 1 dH 17.8 ppm ye esittir. Bir çok test kit'i su içindeki kalsiyum karbonat değerini ölçer. Her ne kadar su sertliğinin yalnizca bu elementten olusmadigi bilinse de genel kaide olarak kabul edilmektedir.
0 – 4 dH, 0 – 70 ppm : çok yumusak
4 – 8 dH, 70 – 140 ppm : yumusak
8 – 12 dH, 140 – 210 ppm : orta sert
12 – 18 dH, 210 – 320 ppm : oldukça sert
18 – 30 dH, 320 – 530 ppm : sert
daha yüksek : adeta sudan bir kayadir (Malawi gölü)
Salinite (Tuzluluk)
Salinite kelimesinin sözlük manasi tuzluluk olmasina ragmen burada bahsedilen maddeler su içinde çözünmüs kimyasal tuzlardir. Salinite ölçekleri GH ve KH degerleriyle birlikte sodyum tuzlarini da tespit ederler. Özellikle tuzlu su akvaryumlarinda suyun salinite değerini bilmek son derece önemlidir. Tatli su akvaryumlarinda pH, GH ve KH yeterlidir.
Salinite genellikle özel gravite degerleri cinsinden ifade edilir, yani ölçülen sivinin agirliğinin esit hacimdeki saf su agirliğina orani gibi. Su isindiginda genlestiginde referans noktasi olarak 15C kullanilir. Salinite bir hidrometre vasitasiyla ölçülür.
Sertlik yapan tuzlar: Kalsiyum ve magnezyum tuzlari
Suda çözünmüscesitli tuzlar arasinda magnezyum ve kalsiyum tuzlari suyun toplam sertliğini olustururlar. Suda en çok bulunan sertlik yapici bilesikler genelde kalsiyum bikarbonat [Ca(HCO3)2] ve kalsiyum sülfattir [CaSO4]. Kalsiyum ve magnezyum tuzlarinin çok bulundugu sular sert, az olduklari sular ise yumusak olarak nitelendirilir. Sertliğin ölçüm birimi olan 1° GH litrede 10 mg kalsiyum veya magnezyum oksite karsilik gelir. (Ca: Kalsiyum, Mg: Magnezyum, Na: Sodyum, P: Potasyum)
Geçici sertlik:
Kalsiyum bikarbonatin neden oldugu sertlige geçici sertlik de denir, çünkü suyu kaynatinca bu sertlik kaybolur. Kalsiyum sülfatin yol açtigi sertlik ise kalici sertliktir. Böylece:
toplam serlik (dGH) = kalici sertlik + geçici sertlik
KH (Suyun genel Karbonat sertliği)
Tamponlama kapasitesi (KH, Alkalinite)
Tamponlama kapasitesi, suyunuza değişik asidik yada bazik ilaveler yaptiginizda pH değerini sabit tutabilme gücüne denir. pH ve tamponlama kapasitesi birbiriyle çok yakindan ilgilidir. Suya asidik yada bazik maddeler ilave ettiginizde (bunlar akvaryum ilaçlari, klor gidericiler vs. olabilir) tamponlama değeri bu maddeleri sogurarak tankin pH değerini sabit tutmaya çalismaktadir. Daha iyi örneklemek gerekirse tamponlama sistemi büyük bir sünger vazifesi görür. Daha fazla asit eklendiginde tampon tüm bu asidi emerek pH değerini sabitlemeye çalisir. Tabi ki her sünger gibi bununda bir kapasitesi vardir ve bu kapasite asildiginda ilave edilen asit dogrudan pH değişimine sebep olacaktir.
Tamponlama hem olumlu hem de olumsuz yönlere sahiptir. Olumlu yönden bakildiginda, nitrojen çevriminde nitrik asit (nitrat) olusur. Tamponlama kapasitesi olmasa bu durumda tankinizin pH değeri zamanla ve çok hizli bir sekilde düsebilir. Dogru miktarda tamponlama kapasitesi ile pH daha dengeli olarak kalabilir. Olumsuz taraftan bakildiginda ise sert musluk suyu genellikle çok genis bir tamponlama kapasitesine sahiptir. Bu durumda suyunuzun pH değeri çok yüksekse düsürmek için çok fazla çaba gösterilmesi gerekecektir.
Tatli su akvaryumlarinda suyun tamponlama kapasitesinin önemli bir bölümü karbonatlar ve bikarbonatlardan gelmektedir. Bu sebeple karbonat sertliği (KH), alkalinite ve tamponlama kapasitesi terimleri karisik olarak kullanilmaktadir, ancak teknik olarak ayni olmasalar da akvaryumculuk dünyasinda ayni seyi ifade ederler. Alkalinite kelimesi alkalin kelimesiyle karistirilmamalidir. Birincisi tamponlamaya atifta bulunurken diger pH değeri 7 olan natürel sivilari ifade eder.
Tankinizin ne kadar tamponlama kapasitesine ihtiyaci vardir? Bir çok akvaryum test kiti KH değerini ölçebilmektedir. KH değeri ne kadar yüksekse suyunuz pH değişimlerine o kadar dayanikli demektir. Genel bir kaide olarak 4.5 dH birimsel değerinden daha düsük bir dEğerölçüyorsaniz bu durumda tankinizin pH değerini her hafta ölçerek dayanim süresini tespit etmeniz gerekir. Bu özellikle su değişimleri süreniz uzunsa gereklidir. Zira nitrojen çevrimi daha öncede belirtildigi gibi asidik bilesenlerle tamamlandigindan tankinizin pH değerini düsürmeye çalisacaktir. Bu dogrultuda dikkat edilmesi gereken nokta Eğertankinizin pH değeri yeni su değiştirdiginiz günkü durumuna göre ayda 2/10 oraninda düsüyor ise KH oranini yükseltmeli yada daha sik kismi su değişimi uygulamalisiniz. KH balıkları dogrudan etkileyen bir faktör degildir. Dolayisiyla KH değerine göre balık seçmek gibi bir sey söz konusu degildir.
Not: Yukarida bahsedilen sebeplerden dolayi distile su kullanilmasi dogru degildir. Distile su 0 KH değerine sahip oldugundan olusacak en küçük asidik ortamdan etkilenerek pH değerini değiştirecek ve balıklara zarar verecektir!
KH ( Suyun karbonat sertliği )
Karbonat sertliği, sudaki bikarbonat (HCO3 ) iyonlarinin konsantrasyonunun bir ölçüsüdür. Karbonat sertliği, akvaryum balıkları için tehlikeli olan ani pH değişimlerine karsi tampon görevi yapar; KH ne kadar yüksekse pH salinimlari o kadar az olur. Bir akvaryumda karbonat sertliği çok düsükse, balık, bitki, ve bakteri faaliyeti sonucu artan veya eksilen karbondioksite bagli olarak pH salinimlari çok yüksek olacak, bu da biyolojik dengeyi ve balıkların sagliğini çok olumsuz etkileyecektir. Çok özel su sartlari gerektiren balık ve bitki türlerini bir yana birakirsak, bir akvaryumdaki karbonat sertliğinin 3° -10° KH arasi bir dEğerolmasi önerilir.
Karbonat sertliği sudaki bikarbonat (HCO3-) konsantrasyonunun bir ölçüsüdür.
Karbonat sertliği, sadece bikarbonat (HCO3-) iyonlarinin konsantrasyonuna baglidir ve kalsiyum bikarbonata [Ca(HCO3)2] bagli geçici sertlikle karistirilmamalidir. Karbonat sertliği, toplam sertlik (GH) yaratmayan sodyum bikarbonat (NaHCO3) veya potasyum bikarbonat (PHCO3) tuzlarinin çözünmesiyle de olusabilir. Genel egilim, toplam sertliğin (GH) karbonat sertliğinden (KH) yüksek olmasiyla birlikte, bazi durumlarda (örnegin saf suda sodyum bikarbonat eritmis oldugunuzu düsünün) bunun tersi de görülebilir.
Karbonat sertliği (KH), karbondioksit (CO2) ve asitlik (pH) iliskisi
Normalde bir akvaryumda karbonat sertliğini -ayni zamanda geçici sertliği de-olusturan en önemli tuz, suda kolaylikla eriyen kalsiyum bikarbonattir [Ca(HCO3)2]. Kalsiyum karbonatin (CaCO3) ise çözünürlügü çok düsüktür. Kaynatilarak suyun geçici sertliğinin nasil giderildigini asagidaki çift yönlü kimyasal denklem araciliğiyla daha iyi açiklayabiliriz: Karbondioksit azalirsa, denge, denklemin sag tarafi lehinde bozulur ve kalsiyum bikarbonatin bir kismi kalsiyum karbonata dönüserek çökelir. Kalan karbondioksit miktarina bagli olarak kalsiyum bikarbonat konsantrasyonunun daha düsük oldugu yeni bir denge noktasi olusur.Tersine suya karbondioksit verdigimizi düsünelim; bu durumda denge, denklemin sol tarafi lehinde bozulur. Yani çökelti halinde bulunan kalsiyum karbonatin bir kismi kalsiyum bikarbonata dönüserek suda erir.
Gazlarin sudaki çözünürlükleri suyun sicakliği arttikça azalir. Su kaynatildigi zaman içindeki erimis karbondioksit gazinin hemen hepsi havaya uçar. Bunun sonucu olarak da kalsiyum bikarbonat kalsiyum karbonata dönüsür ve çökelir. Çaydanliklar da bu nedenle zamanla kireçle, yani kalsiyum karbonatla kaplanirlar.
Bitkili bir akvaryumda karbondioksit konsantrasyonunun 5 - 15 mg/litre olmasi optimaldir. 5 mg/litre'den azi bitkiler için yetersizdir; 15 mg/litre'den fazlasi ise balıklar için tehlikelidir.
Tabelada sicakliği 25° C olan bir akvaryumdaki bikarbonat sertliği (KH), pH ve karbondioksit iliskisini görebilirsiniz. Diger sicakliklarda (22° - 28° C), bu degerlerden sapma ihmal edilebilecek kadar azdir.
-
Akvaryum Seçimi
Pek çok durumda, süs baliklarinin çesitli türleri bir akvaryumda tutulabilir. Bunu yaparken baliklarin dogal ortamlarinda nasil yasadiklarini göz önüne almalisiniz. Hangi süs baliklari birbiriyle uyumludur, her biri için nasil su özellikleri gereklidir? Bir sonraki bölümde süs baliklarinizi dogru biçimde seçmeniz ve tatli su akvaryumlarinda bunlari bir su dünyasi olusturacak biçimde bir araya getirmeniz için bir kaç tavsiye vermektedir.
Tipki bizim dünyamiz gibi, su dünyasindaki her balik türünün kendi özel nitelikleri ve gereksinimleri vardir ve her zaman diger baliklarla uyumlu degillerdir. Ayrica farkli türlerin bölgesel davranislarini, sessizlik gereksinimlerini, uyku ve yiyecek aliskanliklarini göz önünde bulundurmak ve birbirleri ile uyumlu olan türleri bir arada bulundurmak da önemlidir.
Karma akvaryumlar
Bu akvaryumlarda farkli bölgelerden gelen süs baliklarini ve bitkilerini bulundurabilirsiniz - parametreler dahilinde seçim sizindir. Mutlaka birbirleriyle uyumlu ve her birinin ihtiyaç duydugu su özellikleri ve su sicakligi da ayni olan süs baliklarini seçmelisiniz.
Burada, yeni baslayanlar için karma akvaryumlara özellikle uygun olan küçük bir balik seçimini ele aldik.
Tek tür balik için akvaryumlar
Bir balik türünü digerlerine tercih mi ediyorsunuz? Akvaryumlar çogunlukla tek bir tür baligin özel gereksinimlerine göre düzenlenir, ancak bütün türler buna uyum saglayamaz. Satin almadan önce almak istediginiz baligin tek türlü bir akvaryuma uygun olup olmadigini ögrenin.
|
Biotop akvaryumlar
Bu akvaryumlar dogal ortamlari gerçegine en yakin sekilde kopya eder. Biyotop akvaryum ile su alti dünyasinin baskalarinca çok ender görülebilen bir görüntüsünü yakalayabilirsiniz. Bu akvaryumlar balik, bitki ve dekorasyon -ayrica su özellikleri- için özel gereksinimlere sahip olduklari için bir kez kurulduktan bakimi sonra göreceli olarak basittir. Popüler biyotop temalari, tropik yagmur ormanlari, Amazon ve Afrika gölleri gibi bölgelerden gelir. Ancak simdilik karma akvaryumlari inceleyip biyotop akvaryum kurulumlarini sonraya birakacagiz.
Yer Seçimi
Akvaryumunuzun yerini seçerken, akvaryumun kurulumundan sonra tasinmasinin zor oldugunu unutmayin. Evinizde bir nokta seçerken asagidaki hususlari göz önünde bulundurun:
Agirligi düsünün – 100 litrelik dolu bir akvaryum 150 kg agirligindadir – dolap hariç!
Özellikle eski bir binadaysaniz, oda tabaninin saglamligini iyice kontrol edin.
Akvaryumun yaninda duran bir izleyicinin de agirligini hesaba katin. Nispeten küçük akvaryumlar bile kisa zamanda küçük bir alana 300 kg’dan fazla yük ekleyebilir.
Güç kaynagi
Filtreyi, isiticiyi, aydinlatmayi ve diger ekipmanlari çalistirmak için akvaryumlarin bir çok elektrik prizine ihtiyaci vardir. Bakim sirasinda prizlere su siçramasini önlemek için güç kaynagi mümkünse akvaryumdan yukarida olmalidir.
Dogrudan Günes isigi almayan sakin bir köse seçin. Günes isigi camdan bile alglerin ( yosunlar ) gelismesine neden olabilir. Ayrica baliklar kendilerini isiga göre ayarlayip yukari dönük biçimde yüzeceklerdir, yani onlara göre "yukari”, isigin geldigi yerdir!
Odalarin daha los köseleri isiklandirilmis bir akvaryuma daha iyi bir kontrast saglar ve baliklar etrafta dolasan insanlar ve açilip kapanan kapilar tarafindan rahatsiz edilmez.
Akvaryum sehpasinin seçilmesi
Akvaryum dolabi kullanmayacaksaniz, uygun bir sehpaya ihtiyaciniz olacaktir.
Son derece saglam ve dengeli olmalidir – su terazisi ile kontrol etmenizi öneririz.
Yapidan kaynaklanan bozukluklarin düzeltilmesi ve camda gerilime neden olacak çatlaklari önlemek için akvaryumun alt tarafina bir termal paspas ya da 5 mm Styrofoam panel yerlestirilmelidir.
-
-
Bitkilerin Seçimi
- Sualti dünyasinin sakinleri için yesil nefes - Pek çok önemli görevi yerine getirirler:
Su temizleme – Bitkiler çakildaki bakteriler için etkili bir filtredir. (Ceratophyllum demersum) ve su mercimegi (Elodea ve Egeria türleri) gibi hizli gelisen bitkiler, ilk günden itibaren suyun içerisindeki azot ihtiva eden kirletici maddeleri çekerler. Suyun zenginlestirilmesi – Fotosentez esnasinda bitkiler besin olarak karbondioksit alir ve suya oksijen verir. Koruma – Içinde bitkilerin yogun olarak bulundugu bir akvaryum, genç baliklara diger aç akvaryum sakinlerinin saldirisina ugradiklari zaman saklanma yeri saglar. Bu, stresin azaltilmasina yardimci olur.
Kaç tane bitkiniz olmalidir?
Temel bir kural olarak, akvaryumunuzdaki en uygun bitki sayisi için asagidaki hesaplamayi kullanin
akvaryum boyu (cm/inç) ×
derinlik (cm/inç) ÷
50 (metrik) ya da 8 (ABD
Örnegin:
100 cm × 40 cm ÷ 50 = 80 bitki
(40 in × 16 in ÷ 8 = 80 bitki
Akvaryum ve Balıkların Bakımı:
Biyolojik dengesi oturmus, baliklari, bitkileri ve dekorasyonu tamamlanmis, kisacasi düzene girmis bir akvaryumun bakımı fazla çaba gerektirmez. Fakat balıklarızın saglıklı ve akvaryumunuzun güzel kalması için düzenli bir bakımın gereklerini yerine getirmelisiniz. Bu konuda yapılabilecek en iyi sey, aksatmadan uygulanacak bir bakım takvimi olusturmaktır. Her iki haftada bir %25 oraninda su degistireceksiniz, diyelim. Haftanın belirlediginiz bir gününde , örnegin her ikinci pazar günü bu kismı su degisimini yerine getirmelisiniz. bakımlı ve güzel kaldıgı sürece akvaryumunuzdan aldıgınız zevk devam edecektir.
Akvaryumunuzda saglıklı bir bitki örtüsü varsa akvaryum kumu yillarca temizlenmeden yerinde kalabilir. Akvaryum tabaninda yavas bir su dolasimi gerçeklestiren taban isitma sistemleri de (örnegin BioPlast Thermo-Float-System) akvaryum kumunun kokusmadan yillarca saglikli kalmasina katkida bulunurlar.
Yemleme
balıklarıniza günde 2 veya 3 kez birkaç dakika içinde bitirebilecekleri kadar yem verin. Fazla yemlemek hem baliklar için sagliksizdir, hem de akvaryumunuzun çabuk kirlenmesine ve yosunlanmasina yol açar.
balıklarızın sagligini yerinde mi?
balıklarızın davranislarini ve istahlarini bir gözden geçirin. Herhangi bir anormallik bir hastalik belirtisi olabilir. Hasta bir baligi hiç zaman geçirmeden küçük bir karantina akvaryumuna ayirmak gerekir. Gereken ilaçlamalar bu karantina akvaryumunda yapilabilir. balıklarızın toplu olarak yasadigi esas akvaryumunuza kesinlikle ilaç atmayin; ilaçlarin birçogu akvaryumdaki yararli bakterileri de öldürerek biyolojik dengeyi bozar.
Su sicakligini kontrol edin
Termometreye bir göz atarak sicakligi kontrol edin. Kaliteli bir isitici termostatin akvaryum sicakligini ayarladiginiz noktada yillarca sabit tutabilmesi gerekir. Eger sicaklikta büyük oynamalar oluyorsa nedenini arastirmak, (isiklandirma sistemi yüzünden veya dogrudan günes isigi aldigi için de akvaryum belli saatlerde isiniyor olabilir) gerekirse daha kaliteli bir isitici-termostat almak gerekir.
Filtre düzgün çalisiyor mu?
Su çikisina bakarak filtrenizin düzgün çalistigindan emin olun. Akvaryumunuza uygun kaliteli bir filtrenin aylarca tikanmadan ve yillarca bozulmadan çalisabilmesi gerekir.
|
|
- Haftalik bakım
- Su Degisimlerinde yapilan en büyük HATA !
Arkadaslar bu güne kadar bilim adamlarinin ortaya koydugu bir gercek ise,akvaryum suyunun 2 haftada DEGIL,her hafta suyu degistirmek gerekir.Lütfen yanilmis olmayin.2 haftada akvaryum suyunun degistirilmesi konusu 250 litreden fazla olan akvaryumlar icin gecerlidir.250 litreden az olan akvaryumlar haftalik su degisimi zorunludur.Bilim adamlarinin yapilan calismaya göre, Örnegin: 250 litreden az olan akvaryumda dogan lepistes yavrularinin 9-10 gün sonra kuyruklarini catal bicimine geldigini ve yavrunun derisinde matlik oldugunu gözlemlemis ve yapilan bilimsel su kimya ve biyoloji laboratuarlarida konuyu dogrulamistir.Büyük baliklarda fazla zarar görülmesede,yavru verimi performasinin azaldigi görülmüstür.Yani bu demek oluyor ki her hafta 250 litreden az olan akvaryum suyunun % 25 ini degistirmis olacagiz,bakiniz yavrular ne kadar canli ve neseli.suyu degistirme esnasinda suda bulunan klor ve degisik bilesimler iceren musluk suyuna AquaClean propatini kullanmayi unutmayiniz.
Biriken artik maddelerin kismen atilmasi ve eksilen minerallerin tamamlanmasi açisindan %20-25 oranindaki düzenli su degisimleri çok önemlidir.
Bir akvaryum hortumu araciligiyla akvaryumunuzun suyunun %20-25'ini bosaltin. Bu suyu dipten çekerek akvaryum tabaninda birikmis tortulari da temizleyebilirsiniz.
Bosalttiginiz suyun yerine dolduracaginiz, temiz bir kapta üzeri açik dinlenmis suya, balik sagligini tehdit eden klor ve agir metalleri nötralize etmek için iyi bir su hazirlayici preparat ekleyin (örnegin 20 litre dinlenmis su basina 5 ml BioPlast AquaClean). Akvaryumuzda bol bitki, özellikle Echinodorus türleri varsa suda eksilen demiri tamamlamak için dinlenmis suya demirli sivi gübre de eklemek (örnegin 50 litreye 5 ml BioPlast FerroPlant) yerinde olacaktir.
Ön camdaki yosunlarin silinmesi
Yosunlanan ön camlari cam çizmeyen türden, sadece bu is için ayirdiginiz, kesinlikle deterjana temas etmemis bir keçeli bulasik süngeriyle silin.
Hizli uzayan bitkilerin budanmasi
Hizli uzayan Bitkiler, Akvaryumunuzun arka planina diktiginiz hizli uzayan, tek gödeden yaprak veren bitki türlerini su yüzeyine eristikçe budamak gerekir. Bitki gövdesini, tepeden 15-20 cm asagidan keserek akvaryum tabanina gömün; bir süre sonra kendiliginden köklenecektir.
Ön filtrenin temizlenmesi
Bazi akvaryumlarda, esas filtrenin aylarca tikanmadan çalismasini saglayacak, kolayca temizlenen bir ön filtere düzeni bulunur. Bu ön filtrenin en azindan iki haftada bir suda çalkalanarak temizlenmesi yerinde olacaktir.
Akvaryum filtresinin temizlenmesi
Piyasada çesitli filtre türleri bulunur. Akvaryumun içine konan iç filtreler, akvaryumun disina konan dis filtreler vardir. En iyisi bilen birinin elinizdeki filtrenin nasil temizlenmesi gerektigini size bir kez göstermesidir.
Filtrelerin çogunda en azindan üç islevi gerçeklestiren filtre malzemeleri bulunur:
1. Kaba kirleri tutan, ince filtre malzemelerinin çabuk tikanmasini önleyen (mekanik) kaba ön filtre malzemeleri
2. Üzerlerinde biyolojik arinmayi saglayan yararli bakterilerin kolonilestigi genis yüzeyli biyolojik filtre malzemeleri
3. Filtrenin su çikisindan hemen önce yer alan, ince tortulari tutan (mekanik) ince filtre malzemeleri
|
Akvaryum Bitkileri

Ön Kisim Akvaryum Bitkileri
Orta Kisim I Akvaryum Bitkileri
Orta Kisim II Akvaryum Bitkileri
Arka Kisim Akvaryum Bitkileri
Bitkiler forumu
|
|
Akvaryum Bitkileri sembol anlamlari
|
|

|
Büyüme Hizi
|
 |
Sicaklik
|
 |
Aydinlatma Ihtiyaci
|
 |
Akvaryumun ....... Kisimina
|
 |
Gübreleme gereksinimi
|
|
Bitkiler - Sualti dünyasinin sakinleri için yesil nefes - Pek çok önemli görevi yerine getirirler:
Su temizleme - Bitkiler çakildaki bakteriler için etkili bir filtredir. Seratofilum (Ceratophyllum demersum) ve su mercimegi (Elodea ve Egeria türleri) gibi hizli gelisen bitkiler, ilk günden itibaren suyun içerisindeki azot ihtiva eden kirletici maddeleri çekerler. Suyun zenginlestirilmesi - Fotosentez esnasinda bitkiler besin olarak karbondioksit alir ve suya oksijen verir. Koruma - Içinde bitkilerin yogun olarak bulundugu bir akvaryum, genç baliklara diger aç akvaryum sakinlerinin saldirisina ugradiklari zaman saklanma yeri saglar. Bu, stresin azaltilmasina yardimci olur.
|
Kaç tane bitkiniz olmalidir?
Temel bir kural olarak, akvaryumunuzdaki en uygun bitki sayisi için asagidaki hesaplamayi kullanin:
akvaryum boyu (cm/inç) ×
derinlik (cm/inç) ÷
50 (metrik) ya da 8 (ABD) Örnegin:
100 cm × 40 cm ÷ 50 = 80 bitki
(40 in × 16 in ÷ 8 = 80 bitki)
|
Bitkilendirme planlari
Sonraki sayfalarda üç bitki kusaginin her biri için bitkiler tavsiye edecegiz:
· Ön Kisim
· Orta Kisim
· Arka Kisim
Yumusak ve canli yesillerin ve kirmizilarin çekici düzenlemesi akvaryuma bir sükunet ve uyum duygusu getirir ve evinizde rahat bir atmosfer yaratir.
|
Hangi bitki hangi bölgeye aittir?
Su bitkilerini daima nemli ortamlarda tasiyin. Bunlari islak gazete kagitlarina, kagit havlulara vs. sarin. Uzman saticinizda özel tasima torbalari da bulabilirsiniz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
susurluk belediyesi |
|
|
|
|
|
|
 |
|
susurluk belediyesi |
|
|
|
|
|
| |
susurluk belediyesi balıkesir'in ilçelerinden biridir
belediye başkanımız ismail güneş'dir... |
|
|
|
|
|
 |
|
susurluk kazası |
|
|
|
|
|
| |
3 Kasım 1996'dan 12 Şubat 2001'e
Susurluk...
12 Şubat 2001
Türkiye'nin gündemini son yıllarda en fazla işgal eden olay, Susurluk Kazası oldu... 2 Haziran 1997'de başlayan dava, 12 Şubat 2001 tarihinde sona erdi.
Susurluk'ta Mercedes marka otomobilin bir kamyona arkadan çarpması sonucu ortaya çıkan ilişkiler ve iddialar, yaklaşık 4 yıldır kamuoyunun gündeminden düşmedi.
İstanbul yönüne seyir halinde olan 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobil, 3 Kasım 1996 günü saat 19.15 sıralarında Susurluk'un Uçakyolu Mevkii'nde benzin istasyonundan çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kazada, özel otomobilde bulunan 4 kişiden 3'ü ölürken, 1'i ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Buraya kadar her şey normal bir trafik kazası gibi görünürken, aradan geçen saatler içerisinde kazada ölen kişilerin İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, üzerinden "Mehmet Özbay" adına düzenlenmiş kimlik çıkan katliam sanığı Abdullah Çatlı ve sevgilisi Gonca Us, yaralanan kişinin de DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak olduğu anlaşılınca olay Türkiye gündemine adeta "bomba gibi" düştü.
"Temiz toplum, temiz siyaset" anlayışını savunanların "Milat" olarak kabul ettikleri 3 Kasım 1996 tarihinden sonra ortaya çıkan ilişkiler ve iddialar, yaklaşık 4 yıldır kamuoyunda değişik boyutlarıyla tartışılır hale geldi.
Susurluk'un ilk sanığı kamyon şoförü
Kazadan bir gün sonra "Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne, bir kişinin de yaralanmasına yol açmak" suçundan tutuklanan kamyon şoförü Hasan Gökçe, kazada 8'de 6 oranında kusurlu bulunduğu için 26 Mayıs 1997'de Susurluk Asliye Ceza Mahkemesi'nce 3 yıl hapis ve 945 bin lira ağır para cezasına çarptırıldı.
Hapis cezası 6 milyon 420 bin lira ağır para cezasına çevrilen Gökçe, ayrıca Hüseyin Kocadağ'ın eşi Kıymet Kocadağ'a da 100 milyon lira tazminat ödemeye mahkum edildi.
Uzun süre Denizli'nin Buldan İlçesi'ndeki evinde olayın şokunu atlatmaya çalışan Gökçe, daha sonra şoförlüğe geri döndü, ancak 1 Temmuz 1998'de Manisa'nın Ahmetli İlçesi'nde başka bir kamyonla çarpıştı.
Bu kazaya ilişkin Ahmetli Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Gökçe, olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.
"Siyasetçi-polis-mafya" üçgeni
Medyanın kazadan sonra olayı "Siyasetçi-polis-mafya" üçgeni içinde tutması nedeniyle yayınlanan haberleri ihbar kabul eden İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, 11 Kasım 1996'da, "Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" suçundan soruşturma başlattı.
Soruşturma sırasında, milletvekili Sedat Edip Bucak'ın resmi korumalığını yapan özel timci polis memurları Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy ve Oğuz Yorulmaz'ın, kumarhaneci Ömer Lütfü Topal'ın 28 Temmuz 1996'da Sarıyer'de öldürülmesinden sonra gelen bir telefon ihbarı üzerine Topal'ın iş ortakları Sami Hoştan ve Ali Fevzi Bir'le birlikte İstanbul Emniyeti'nce gözlem altına alındığı, dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın talimatıyla Ankara'ya gönderilerek serbest bırakıldığı ve daha sonra Bucak'a koruma olarak verildiği ortaya çıktı.
Ataköy'deki evinde yeşil pasaport, Mehmet Ağar imzalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nde uzman olarak görev yaptığını gösterir belge ve silahlarla yakalanan uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz'ün de, yine aynı şekilde Ankara'dan gelen talimatla serbest bırakıldığı anlaşıldı.
Bu arada, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan Abdullah Çatlı'nın, Özel Tim'de görevli polis memuru Ziya Bandırmalıoğlu'nun oğlunun sünnet düğününde dönemin Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin ve polis memuru Ayhan Çarkın'la oynarken çekilmiş fotoğrafları da basında yer aldı.
Silivri'de otomobili terk halinde bulunan MİT eski görevlisi işadamı Tarık Ümit'in kaybolmasından da, bazı özel tim mensupları ve polis şeflerinin sorumlu oldukları öne sürüldü.
Soruşturmayı yürüten DGM Cumhuriyet Savcıları Aykut Cengiz Engin, Ahmet Gürses ve İrfan Özliyen, bildiklerini dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e şifahi olarak anlatan İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı ve MİT eski görevlisi olan Emniyet Genel Müdürü Müşaviri Korkut Eken'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişiyi dinledi.
Savcılar ayrıca, talimat yazısıyla Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Dilaver Kahveci'nin, 4 Aralık 1996'da milletvekili Sedat Edip Bucak'ın Ankara'daki lojmanında ifadesinin alınmasını sağladılar.
çete davası
Soruşturma aşamasında özel timci polis memurları Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz ve Ercan Ersoy'u 13 Ocak, Mustafa Altunok ve Enver Ulu ile Bucak'ın şoförü Abdülgani Kızılkaya'nın da 14 Ocak 1997 tarihinde "Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" suçundan tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderilmesini sağlayan savcılar, 27 Ocak 1997'de savcılık sorgusunun ardından mahkemece tutuklandığını anlayınca DGM'den firar eden polis memuru Ziya Bandırmalıoğlu ile Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, polis memuru Ayhan Akça, uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz, Topal'ın iş ortakları Ali Fevzi Bir ve Sami Hoştan hakkında da gıyabi tutuklama kararları çıkarttılar.
Bu kişilerden Yaşar Öz'ün gıyabi tutukluluğu 8 Nisan 1997, İbrahim Şahin'in 11 Mart 1997, Ziya Bandırmalıoğlu ve Ayhan Akça'nın 12 Mart 1997, Ali Fevzi Bir'in 9 Ekim 1997 ve Sami Hoştan'ın da 6 Şubat 1998 tarihinde vicahiye çevrildi.
Soruşturmayı 6 Mart 1997'de tamamlayan İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, İbrahim Şahin, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Ziya Bandırmalıoğlu, Abdülgani Kızılkaya, Yaşar Öz ve Korkut Eken hakkında "Cürüm işlemek amacıyla silahlı teşekkül oluşturmak" ile "Hakkında yakalama ve tevkif müzekkeresi bulunan kişiyi yetkili mercilere haber vermemek" suçundan 5 ile 9'ar yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle dava açtı.
Kazada öldükleri için Hüseyin Kocadağ, Abdullah Çatlı ve Gonca Us hakkında dava açılmasına gerek görmeyen başsavcılık, daha sonraları yakalanan Ali Fevzi Bir, Sami Hoştan ve Haluk Kırcı'yı da ek iddianamelerle davanın sanıkları arasına kattı.
Suikast silahıyla başsağlığı ziyareti!
Susurluk'taki kaza, ortaya atılan iddialar, sanıkların ilişkileri ve ele geçirilen delillerin detaylı olarak irdelendiği 42 sayfalık ana iddianamede, "Türkiye'de katliam sanığı olarak aranan silahlı eylemci ile bu kişiyi yakalamakla görevli üst düzey bir emniyet mensubu, polis memurları ve bir milletvekilinin bir arada olmasının, ruhsatlı silahlarının yanı sıra saldırı, suikast ve gizlice cinayet işlemekte kullanılan vahim silahlar ve mermileri yanlarında bulundurmaları, basit bir tatil gezisi veya başsağlığı ziyareti ile izah edilmesi inandırıcı görülmemiştir" tespitine yer verildi.
"Yasadışı bölücü terör örgütlerine destek veren kişilerle hukuki yollarla mücadele edebilmek imkanı bulunmadığını düşünen bir kısım görevlilerin, muhtelif suçlardan aranan kişiler, kumarhane işletmecileri, bir kısım yönetici ve siyasetçiler ile Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda görevli bazı polis memurlarından teşekkül oluşturdukları" iddiasının da yer aldığı iddianamede, "Bu teşekküldeki şahısların kimlikleri, görev alanları ve ülkedeki etkinlikleri dikkate alındığında teşekkülün eylemlerinin yetkili ve görevli merciler tarafından artık kontrol edilemez boyutlara ulaştığı görülmüştür" denildi.
İstanbul 6 No'lu DGM'de açılan davanın ilk duruşması, 2 Haziran 1997 tarihinde yapıldı.
Tahliye kutlamaları
Yargılama aşamasında bu sanıklardan Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz ve Ercan Ersoy 290, Mustafa Altunok 204, Abdülgani Kızılkaya 193, İbrahim Şahin 185, Ayhan Akça ve Ziya Bandırmalıoğlu 184'er, Enver Ulu 141, Ali Fevzi Bir 119 ve Sami Hoştan da 31 gün tutuklu kaldıktan sonra kutlamalar eşliğinde Metris Cezaevi'nden tahliye edildiler.
Başka bir dava kapsamında tutuklu bulunan Yaşar Öz ise, bu davadan 105 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye oldu.
Sonradan yakalanan Haluk Kırcı da, bu davada 155 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.
Susurluk'taki kazadan sonra ortaya atılan iddialar ve bağlantılar, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, emniyet ve adli makamlar ile sivil toplum kuruluşları arasında değişik boyutlarıyla araştırma konusu yapıldı.
İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, kazadan sonra ortaya atılan iddialar arasında adı geçince istifa eden dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak hakkında 11 Şubat 1997 günü dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle hazırladığı fezlekeyi, Adalet Bakanlığı aracılığıyla TBMM Başkanlığı'na gönderdi.
Başsavcılık, 11 Aralık 1997'de Meclis Genel Kurulu'nda yapılan oylama sonucu bu suçtan dolayı yasama dokunulmazlıkları kaldırılan Ağar hakkında, 7 ile 15 yıl arasında ağır hapsi gerektiren "Gıyabi tutuklama kararı ile aranan Abdullah Çatlı'nın yerini bildiği halde yetkili mercilere haber vermeyerek saklamak", "Öz ve Çatlı gibi kişilere silah taşıma izin belgeleri ve hususi yeşil pasaport vererek görevi suiistimal etmek" ve "Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak", Sedat Edip Bucak hakkında da 11 ile 20 yıl arasında ağır hapsi gerektiren "Gıyabi tutuklama kararıyla aranan Abdullah Çatlı'nın yerini bildiği halde yetkili mercilere haber vermeyerek saklamak", "Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" ve "Vahim nitelikte silah bulundurmak" suçlarından dolayı kamu davası açtı.
İstanbul 6 No'lu DGM, 4 Mayıs 1998'deki duruşmada, isnat edilen suçların bakanlık dönemine ait olduğu ve dolayısıyla Anayasa'nın 100. maddesindeki prosedürden sonra Yüce Divan'da yargılanabileceği gerekçesiyle Ağar hakkında "Görevsizlik kararı" verdi. Aynı duruşmada, Bucak'ın dosyası ise ana davayla birleştirildi.
İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu kararı temyiz etmesi üzerine istemi görüşen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 9 Temmuz 1998'de Ağar'a isnat edilen suçların bakanlık değil, Emniyet Genel Müdürlüğü dönemini kapsadığı, bunun için Ağar'ın Memurin Muhakematı Yasası'ndaki usul izlendikten sonra yargılanabileceğine işaret etti ve "Görevsizlik kararı"nı bozarak, "Yargılamanın durdurulması" kararı aldı.
İstanbul 6 No'lu DGM de, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak dosyayı Danıştay'a gönderdi.
18 Nisan 1999'da yapılan seçimlerde hakkında usuli işlemler süren Ağar Elazığ'dan, İstanbul 6 No'lu DGM'de yargılanan Bucak da Şanlıurfa'dan yeniden milletvekili seçilince haklarındaki yargılama prosedürü 3 Mayıs 1999 tarihinde durduruldu.
Demirel liderler zirvesini topladı
Susurluk kazasından sonra dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Çankaya Köşkü'nde liderler zirvesi düzenleyerek hem dönemin ana muhalefet partisi lideri Mesut Yılmaz, hem de görevden alınan İstanbul eski Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu'nun kendisine ilettiği bilgiler hakkında siyasi parti liderlerine bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Demirel daha sonra, 8 Kasım 1996'da kendisine sunulan bir ihbar dosyası ile 17 Kasım 1996'da ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'dan aldığı bilgileri bir yazıyla Başbakanlık'a gönderdi.
Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan da ihbar konularının incelenmesi, araştırılması ve soruşturulması için 18 Kasım 1996 günü Başbakanlık Teftiş Kurulu'na talimat verdi.
Kurulun hazırladığı aslı 57, ekleri ise 4 bin 132 sayfadan oluşan raporu 10 Ocak 1997'de düzenlediği basın toplantısıyla açıklayan dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, 21 konunun inceleme ve araştırmaya alındığını, bu konularda 35 kişi hakkında adli mercilerce soruşturma açılması, 85 kişinin de tanık olarak dinlenmesinin istendiğini bildirdi.
Raporda yer alan bilgi ve belgeler, 13 Ocak 1997'de ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına gönderildi.
Mesut Yılmaz'ın başbakan olmasından sonra Susurluk bağlantılı olayların araştırılması için tam yetkili olarak görevlendirdiği Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkan Vekili Kutlu Savaş, raporunu tamamlayarak Başbakanlık'a sundu.
Bir kısmı bizzat Mesut Yılmaz tarafından kamuoyuna açıklanan raporda, Özgür Gündem Gazetesi'nin bombalanması, Ömer Lütfü Topal, Behcet Cantürk, Musa Anter, Hikmet Babataş ve Cem Ersever'in öldürülmeleri, Tarık Ümit'in kaybolması, Mehmet Ali Yaprak'ın kaçırılması, Azerbaycan'daki darbe girişimi, yasadışı örgütlerle mücadele yöntemleri, bankalardan trilyonluk kredi aktarımları, uyuşturucu ticareti ve kara para aklama olayları ayrıntılı olarak irdelendi.
Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT ve JİTEM'in yapısı, buralarda görev yapan bazı kişiler ile çeteler, bazı siyasetçiler, bazı işadamları ve devlet adına görev yaptıklarını öne süren bazı kişiler arasındaki ilişkilerin gözler önüne serildiği rapor, kamuoyunda günlerce tartışıldı.
Söz konusu raporda sıkça adı geçen "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım, aradan geçen süre içerisinde yürütülen çabalara rağmen henüz yakalanamadı.
TBMM bünyesinde oluşturulan Susurluk Araştırma Komisyonu da yaklaşık 3 aylık çalışma süresinde Ankara'da Sedat Bucak ve Mehmet Ağar'ın da aralarında bulunduğu 41 kişiyi tanık olarak dinledi.
İstanbul'a da gelen komisyon üyeleri, o dönemde Metris Cezaevi'nde tutuklu bulunan özel timcilerin de aralarında olduğu 16 kişiyi de dinledikten sonra hazırladıkları raporu TBMM Başkanlığı'na sundular.
Raporun hazırlanmasına bir süre katkıda bulunan hakim Akman Akyürek, 8 Aralık 1997'de TEM Otoyolu Maslak katılımında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.
Tüm bu girişimler sürerken "temiz toplum" istemlerini dile getirmek üzere sivil toplum kuruluşları öncülüğünde Şubat 1997'de tüm ülke genelinde başlatılan "Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık eylemi" büyük ilgi gördü.
Görevden uzaklaştırılanlar
Ağar'ın istifasıyla İçişleri Bakanlığı'na getirilen Meral Akşener, 5 Aralık 1996'da yaptığı açıklamada, Ömer Lütfü Topal'ın öldürülmesi olayıyla ilgili soruşturmanın selameti açısından İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu, Yardımcısı Bilgi Ünal, Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin ile soruşturma kapsamında adları geçen özel timci polis memurlarının görevden uzaklaştırıldıklarını bildirdi.
Susurluk konusunda bazı medya kuruluşlarında açıklamalarda bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkan Vekili Hanefi Avcı da daha sonra görevinden alındı.
Susurluk'taki trafik kazasından sonra ortaya atılan iddialara ilişkin ve bu iddialar arasında adı geçen kişilerle ilgili İstanbul ve Ankara'da açılan pek çok dava beraatle sonuçlanırken, İbrahim Şahin, Yaşar Öz ve Ayhan Çarkın çeşitli hapis cezaları aldı.
Kumarhaneler kralı Topal cinayeti
"Kumarhaneler kralı" Ömer Lütfü Topal'ın Sarıyer'de otomobilinin içinde taranarak öldürülmesinden hemen sonra katil zanlısı olarak gözlem altına alınan 3 özel timci polis ile 2 sivili, savcılık yerine Ankara'dan gelen ekibe teslim etmek suretiyle serbest kalmasını sağladıkları iddiasıyla İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu, "Suçun yasal unsurları oluşmadığı", Müdür Yardımcısı Bilgi Ünal, Cinayet Büro Amiri Refik Baştürk, Cinayet Büro'da görevli Başkomiser Şentürk Demiral ve polis memuru Ziayettin Ferman da, "Suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunamadığı" gerekçesiyle beraat ettiler.
Davanın sanıkları arasında olan dönemin Asayiş Şube Müdürü Fatih Özkan ile Yardımcısı Ahmet Duran Alp'e "Görevi ihmal" suçundan verilen 1 ay 15'er günlük hapis cezaları ise, paraya çevrilerek ertelendi.
Susurluk ve "Bahçelievler katliamı" davalarının sanıklarından Haluk Kırcı'nın, 1996'da Asayiş Şube Müdürlüğü'nden firarına ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan eski Şube Müdürü Sedat Demir, "Delil yetersizliği"nden beraat etti.
MİT adına çalıştığı öne sürülen Tarık Ümit ile Yaşar Öz'e sahte yeşil pasaport sağlamak suretiyle görevlerini ihmal ettikleri ve kötüye kullandıkları iddiasıyla Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanan dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürü Nurten Demir ve şube müdürlerinden Halil Güven ile polis memurları Meltem Uçar ve Ömer Karaahmetoğlu'nun, "Görevlerini kasten kötüye kullanmadıkları" gerekçesiyle beraatleri kararlaştırıldı.
Gaziantep yerel Yaprak TV'nin sahibi Mehmet Ali Yaprak'ın, 25 Mayıs 1996'da kaçırılıp 5 gün sonra serbest bırakılması olayına ilişkin Haluk Kırcı'nın da aralarında bulunduğu 9 sanık, yargılandıkları Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Delil yokluğu ve şikayet olmaması" dikkate alınarak beraat etti.
Topal'a ait kumarhanelerin işlerinin yapılması amacıyla rüşvet aldığı öne sürülen Turizm Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı Mevhibe Can'ın, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce "Delil yetersizliği"nden beraati hükme bağlandı.
Özel timci eski polis Ziya Bandırmalıoğlu, Beyoğlu'nda çok sayıda silahla yakalanan yasadışı THKP/C örgütü itirafçısı Osman Gürbüz'e silah sattığı iddiasıyla yargılandığı Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Delil yetersizliği"nden beraat etti.
Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, MİT Kontr-terör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür'ün, TBMM Susurluk Komisyonu ve İstanbul DGM'ye verdiği ifadelerde gerçek dışı ve mesnetsiz ithamlarda bulunduğu gerekçesiyle Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi eski Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı hakkında 500 milyon lira tazminat istemiyle açtığı davayı, "Kişilik hakkına saldırı söz konusu olmadığı" gerekçesiyle reddetti.
Sanıkların dava sayısı kabarık
Yaşar Öz'ün Yeşilköy'deki evinde 1994 yılında ele geçirilen "Emniyet Genel Müdürlüğü uzmanlık belgesi", yeşil pasaport ve silahları savcılığa bildirmedikleri öne sürülen dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mestan Şener, Mali Şube Müdür Yardımcısı Osman Yıldırım Özkaraca ve aynı şubede görevli Başkomiser M. Nahit Yürüten, Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce "Adli makamları yanıltmak ve kanunsuz emri yerine getirmek" suçundan 3'er ay hapis ve 250'şer bin lira para cezasına çarptırıldı.
Sanıklara verilen hapis cezası, daha sonra 1 milyon 150 bin lira paraya çevrilip diğer para cezasıyla birlikte ertelenirken, aynı şubede görevli Komiser Yardımcısı Levent Sevinç ise "Delil yetersizliği"nden beraat etti.
Abdullah Çatlı'ya "Mehmet Özbay" sahte kimliği ile silah taşıma ruhsatı alabilmesi için gerçek dışı rapor ve ikametgah belgesi düzenledikleri öne sürülen Fatih Mecidiye Polis Karakolu Amiri Başkomiser 'Doğan Şimşek, polis memuru Dinçer Sarıboğa ve Şehremini Uzunyusuf Mahallesi Muhtarı Burhan Kocapehlivan, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 1 yıl 8'er ay hapis cezasına çarptırıldı.
Yaşar Öz'e, "Teşekkül oluşturarak Amerika'ya uyuşturucu ihraç etmek" suçundan İstanbul 4 No'lu DGM'ce, 15 yıl ağır hapis ve 753 milyon 250 bin lira ağır para cezası verildi. İbrahim Şahin, Hospro Şirketi'nce Emniyet Genel Müdürlüğü'ne hibe edilen malzemeler arasında bulunan 10 adet Micro Uzi, 10 adet Micro Uzi SGM ile 10 adet Baretta marka tabanca ile bu silahlara ait susturucuların kaybolmasıyla ilgili Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nce "Görevi ihmal" suçundan 1 yıl hapis ve 1 yıl memuriyetten men cezasına çarptırıldı.
Aynı davada yargılanan 14 sanık ise, silahların kaybolmasında sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.
Susurluk'taki kazada ölen Abdullah Çatlı'nın da aralarında bulunduğu 5 sanıktan Ünal Osmanağaoğlu ve Bünyamin Adanalı, "Bahçelievler katliamı" olarak bilinen TİP'li 7 öğrencinin öldürülmesiyle ilgili yargılandıkları Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 7'şer kez idam cezasına çarptırıldı.
Çatlı hakkındaki dosyanın ölümü nedeniyle düştüğü, yakalanamayan 2 sanığın dosyasının ise ayrıldığı karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce esastan bozuldu. Bozma kararında, sanıkların asli fail gibi cezalandırılmalarının yasa ve usule aykırı olduğu belirtildi.
Resmi plakalı araçla Çankaya Merkez Karakolu önünden tehlikeli bir şekilde trafiğe çıkmasına tepki gösteren bir kişiyi beylik tabancasıyla yaralayan Susurluk'un özel timci sanığı Ayhan Çarkın, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 3 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Ömer Lütfü Topal'ın 28 Temmuz 1996'da Sarıyer'de öldürülmesine ilişkin "Susurluk Davası"nın da sanıkları olan özel timci eski polis memurları Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz ve Mustafa Altunok ile Topal'ın iş ortakları Sami Hoştan ve Ali Fevzi Bir, katliam sanığı Haluk Kırcı'nın "Taammüden adam öldürmek ve iştirak" suçundan idam, sigortacı Serdar Özdağ'ın da "Fer'i iştirak"ten 20 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle yargılanmalarına Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.
Yaşar Öz Ağar'ın imzasını taklit etti mi?
Abdullah Çatlı'nın üzerinden çıkan silah taşıma ruhsatında dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın imzasını taklit ettiği ileri sürülen Yaşar Öz'ün, 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde sürüyor.
Susurluk'ta kamyona çarpan Sedat Edip Bucak'ın sahibi olduğu 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobilin kasko kaydının bulunduğu Başak Sigorta'nın, otomobilde oluşan hasar nedeniyle kamyon şoförü Hasan Gökçe aleyhine açtığı 7.5 milyar liralık alacak davasının görülmesine Susurluk Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.
BOTAŞ Ceyhan Bölge Müdürlüğü'ndeki ham petrol tanklarının tabanlarında biriken çamurun çıkartılması için düzenlenen ihaleyi, Abdullah Çatlı'nın yönetim kurulu üyesi olduğu BAYSA A.Ş'ye ihale yönetmeliğine ve gümrük mevzuatına aykırı şekilde vererek, görevlerini kötüye kullandıkları öne sürülen BOTAŞ'ın 6 üst düzey yöneticisinin yargılanması, Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde sürüyor.
Karagümrük çetesi elebaşları Nuri ve Vedat Ergin kardeşlere Eskişehir Özel Tip Cezaevi'nde düzenlenen silahlı saldırının azmettiricisi olduğu öne sürülen Yaşar Öz ile 2 sanığın yargılanmasına, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor.
İbrahim Şahin de trafik canavarına yakalandı
Dava sanıklarından İbrahim Şahin, Bursa-İstanbul Karayolu'nda kendi kullandığı jiple 28 Mart 2000 tarihinde trafik kazası yaparak ağır şekilde yaralandı.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gören Şahin, 17 Nisan'da taburcu edildikten sonra geldiği İstanbul'daki evinde dinlenmeye çekildi.
Sami Hoştan da, Hollanda, Belçika ve Almanya'ya uyuşturucu naklettiği gerekçesiyle 12 Nisan 2000 tarihinde Bakırköy'de gözlem altına alındı.
2 gün sonra sevk edildiği İstanbul DGM'ce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Hoştan, İstanbul 1 No'lu DGM'de hakkında açılan dava kapsamında 15 ile 30 yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle yargılanıyor.
Eski özel timci Ayhan Çarkın'ın da, Balıkesir'in Erdek İlçesi'nde bir arsanın icra yoluyla satışına arkadaşlarıyla birlikte fesat karıştırdığı gerekçesiyle 21 Mart 2000'de gözlem altına alındı.
Önce serbest bırakılan, ardından hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkartılarak yeniden yakalanan Çarkın, avukatlarının İstanbul 1 No'lu DGM'ye yaptıkları itiraz nedeniyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Çarkın, 9 kişiyle birlikte İstanbul 1 No'lu DGM'de "Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak" suçundan 2 ile 4 yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle yargılanıyor.
|
|
|
|
Bugün 1 ziyaretçi (3 klik) kişi burdaydı! |